Olağanüstü bir coğrafya... Çöl, deniz, alışveriş, lezzetli yemekler, muhteşem bir sualtı dünyası... Kış ayları dahil denize girilebilen bir yer... Birçok kültürden beslenmiş, lezzetli bir mutfak. Bir hayalden değil Sharm El Sheikh’ten bahsediyoruz. Mısır’ın bu güzel parçası adeta; insanlar tatil yapsın, dertlerini unutsun diye yaratılmış...

Firavunların, piramitlerin gizemlerin ülkesi Mısır. Bereketli Nil’in hayat verdiği, beslediği kadim uygarlık… Kimler düşmedi ki Mısır’ın gizeminin peşine, arkeologlar, tarihçiler, bilim insanları… Araştırdıkça derinleşiyor, kazdıkça bambaşka bir kültürün izleri gün ışığına çıkıyor. Her yıl milyonlarca turist Mısır’ı ziyaret ediyor. Tarih desen tarih, güneş desen güneş, deniz desen deniz var. Afrika’nın bu gizemli ülkesi birçok açıdan çekici bir coğrafya. Her ne kadar piramitler ve çöl hayatı öne çıksa da Mısır’ın eşsiz köşelerinden biri olan Sharm El Sheikh, ziyaretçilerine bambaşka bir dünyanın kapılarını açıyor. Kızıl Deniz’e uzanan Sina Yarımadası’nın tam güney ucunda yer alan Sharm El Sheikh gerçekten enteresan bir yerleşim. Altın sarısı kumları, eşi benzeri olmayan lacivert denizi ve zengin sualtı dünyası Sharm El Sheikh’i bambaşka bir konuma taşıyor. Adeta insanlar tatil yapsın, dertlerini unutsun diye yaratılmış bir yer.


Barış Şehri

Kızıldeniz’in tüm güzelliklerini barındıran Sharm El Sheikh şehri; Nabq, Ras Nusrani, Naama Körfezi, Umm Sid ve Sharm El Maya olmak üzere beş merkezden oluşuyor. Sharm El Sheikh, Arapça “Şeyhin Koyu” anlamına geliyor, kısa adı ise Şarm. Bugün bir turizm merkezi olan Sharm El Sheikh’in hikayesi oldukça ilginç. 1967 Arap-İsrail Savaşı sırasında şehir İsrail’in elindedir. Önce askeri amaçlı kurulan şehir, zamanla bir turizm merkezi haline gelir. Ve yıl 1978 olduğunda da bir anlaşma ile Mısır’a devredilir. 80’ler.den itibaren hızla gerçek bir turizm merkezi olan şehir UNESCO tara.fından Barış Şehri ilan edilir.


Eşsiz Bir İklim ve Sualtı Dünyası

Sharm El Sheikh tam bir tatil lokasyonu. Çok özel iklimi sayesinde dağlar arasında yer alan bir yerleşim olan Sharm El Sheikh’te 12 ay tatil yapmak, kış aylarında bile denize girmek mümkün. Zira deniz suyu sıcaklığı 20 derecenin altına inmiyor. Yerin üzeri de altı da ağzına kadar dolu bu bölgede. Tarifsiz bir coğrafyada çölle deniz; gelenekselle modern hayat yan yana. Öylesine özel bir konuma sahip ki Sharm El Sheikh, isterseniz ATV’lerle Sina Çölü’nde safari yapıp, Bedevi çadırında tadına doyulmaz yemekler yiyebilir, isterseniz kendinizi altın rengi plajlara atıp denizin, güneşin keyfini sürebilirsiniz. Ya da sayısız turistin yaptığı gibi kendinizi sualtı dünyasına teslim eder ve yöreye özgü doğa harikası balıklarla birlikte muhteşem mercan resiflerinin, renkli sualtı dünyasının tadını çıkarırsınız.


Dalış yapmak için çok uygun olan bölge her yıl hem amatör hem de profesyonel sualtı meraklılarının akınına uğruyor. Dalış eğitimi veren çok sayıda merkez var, hiç deneyimi olmayan ama dalmak isteyenlere uygun programlar da mevcut. Şnorkelle de sualtını keşfetmek mümkün. Ras Um Sait, Ras Abu Gal.lum ve Ras Natzrani ise bölgenin dalış merkezleri. Cam tabanlı dalış tekneleriyle gezintiye çıkabilir, suya girmeden de deniz altının tadını çıkarabilirsiniz. Kızıldeniz’de daha profesyonel bir dalış tecrübesi için tavsiye edilen nokta ise Şarm El-Maya.


Ayrıca St. Catherine Manastırı, The Coloured Kanyonu, koruma altındaki Ras Mohammed Milli Parkı, Şarm El Şeyh’te gezilecek yerler arasında. Ras Muhammed Milli Parkı, barındırdığı 200’den fazla mercan türü, zengin deniz altı yaşamıyla birçok dalgıcın dalmak istediği bir bölge. Tiran Adası yakınlarındaki Jackson, Gordon ve Ras Bob resifleri en ünlü dalış noktaları arasında. 1941’de batan bir İngiliz gemisi olan SS Thistlegorm Batığı ise dünyaca ünlü bir dalma noktası.


Papirüsler, Heykeller, Mercan Takılar

Naama Bay Sharm El Sheikh’in en hareketli bölgelerin.den biri. Kafelerin, restoranların, alış.veriş yapabileceğiniz dükkanların olduğu bu alanda neredeyse 24 saat hayat var. Bir yanda nargile ile yorgunluk atanlar, bir yanda yöreye özgü papirüsler, heykeller, mercan takılar, eşarplar, parfümler satan dükkanlar… Tam bir alışveriş cenneti…


Rotamızı Müzelere Çevirelim

Hep eğlenecek miyiz, biraz da bölge.nin kültürüne hakim olalım diyorsanız, o da var Sharm El Sheikh’te. Hemen rotanızı müzelere çevirin; King Tut Müzesi ve Şarm Papirüs Müzesi tarih meraklılarının ilgisini çekecek türden. Doğa hayatından hoşlananlar için Şarm El Şeyh’te ilk görülmesi gereken yerler Ras Muhammed Milli Parkı, Renkli Kanyon, Nabq Koruma Bölgesi, Jolanda Resifi, Jackson Resifi, Thomas Resifi ve Bahçe Resifi. Ayrıca Sina Dağı gezilerine de katılabilirsiniz. Dini merkezleri merak edenler ise Sahabe Camii, El-Mustafa Camii, Azize Katerina Manastırı ve Heavenly Katedrali’i mutlaka listesine almalılar. Dilerseniz Mısır’ın farklı şehirlerine de gidebilirsiniz, Sharm El Sheikh, Mısır piramitlerinin yer aldığı Giza’ya ise 532 km uzaklıkta (Otobüsle yakla.şık dokuz saat) başkent Kahire’ye, 488 km; Luksor’a 413 km; İskenderiye’ye 750 km uzaklıkta.



Deniz Ürünlerinde İddialı Bir Mutfak

Mısır mutfağı birçok açıdan Türk damak tadını destek.ler nitelikte. Yani çok da yabancısı olduğumuz bir mut.fak değil. Baklagiller, sebzeler, köfteler, kebaplar bolca kullanılıyor. Falafel, şavurma, humus, koşari, ful mudammes bu mutfağın en bilinen yemekleri. Deniz kıyısında olması sebebiyle deniz ürünleri açısından oldukça zen.gin bir mutfak. Hatta deniz ürünü sevenler sofradan çok mesut kalkabilir. Ayrıca vejetaryenler için de oldukça elverişli mutfak.


Bu keyifli yolculuğa, bölgeyi en iyi bilen rehberler eşliğinde bir tur organizasyonu ile çıkmak istersen Prontotour'un promosyonlu Sharm el Sheikh ve Mısır tur programlarına bu linkten göz atabilirsin.